Kahve, içecek ve hafif atıştırmalık sunan uluslararası kafe zinciri.
City's tarafındaki şubeyi ev ofis gibi kullanıyorum. Oat milk'li flat white alıp iki saat kalıyorum, kimse rahatsız etmiyor. Müzik biraz yüksek olabiliyor öğleden sonra ama masalar geniş, ışık da iyi. Fiyatları biliyoruz, onun için eksi kırmıyorum. Tuvalet temizdi son gittiğimde, küçük şey ama önemli.
Bahariye'deki şubeye neredeyse her cumartesi uğruyorum. Extra shot'lu iced caramel macchiato'yu başka yerde aynı içemedim, süt-kahve dengesi tutuyor. Öğleden sonra oturacak yer bulmak zor oluyor bazen ama içecek kalitesi için değiyor. Matcha'yı bir kez denedim, bana biraz tatlı geldi, klasikime döndüm.
Bebek şubesinde sonbahar menüsü açılınca chestnut praline latte içmeye gidiyorum, ritüel gibi oldu. Java chip frappuccino'yu da yazın bırakamıyorum. Pasta vitrini bazen erken bitiyor, chocolate croissant kalırsa şanslıyım. Ortam ferah, deniz tarafı masalar kapışılıyor. Bir kere buzunu az istediğimi unuttular, düzelttiler hemen.
Kıbrıs Şehitleri üzerindeki şubeye yıllardır gidiyorum. Nitro cold brew yazın vazgeçilmez, kışın white mocha. Baristalar yüzümü tanıdı artık, siparişi söylememe gerek kalmıyor bazen. Hafta sonu kalabalık ama yer açık olunca oturuyorum. İzmir'de bu kadar tutarlı başka zincir pek yok bence.
Sabah işe gitmeden Barbaros'tan cold brew alcam dedim kuyruk kapıya kadar. 25 dk falan durdum, siparisim de karıştı üstüne. Pike Place yerine blonde gelmiş, söyleyince yüzüme baktılar. Kahve kötü değildi ama bu tempoda her gün uğranmaz. Prizler de doluydu zaten oturamadım.
Ofisten çıkıp Levent şubesinden tall flat white alıyorum, 10-15 dakikada hazır oluyor genelde. Espresso tok, süt yakmıyorlar. Sabah 8.30'da kuyruk var ama hareket ediyor. Çekirdek paketini bir kez aldım, evde de fena değil. Fiyat ofis civarı her yerde aynı zaten.
Tunalı Hilmi'deki şubeye öğleden sonra uğradım. Cappuccino düzgündü, süt köpüğü iyiydi. Sandviç reyonu 4'te neredeyse boşalmıştı, sadece muffin kalmış. Koltuklar rahat, sokak gürültüsü biraz giriyor. Ankara'da alternatif çok, burası ortalama üstü belki ama wow yok.
Armada katındaki şubeye alışveriş arası giriyorum. Ortam hoş, kahve kokusu tutuyor insanı. Chai tea latte'yi seviyorum ama boylar küçülmüş gibi, grande eskiden daha dolu gelirdi. Cheesecake dilimi 10 dakikada eridi masada, klima direk vuruyo. İdare eder, her hafta değil ara sıra.
Kozyatağı AVM şubesinde barista olarak calisiyorum. Sabah rush'ı ve akşam 6-8 arası resmen yetişemiyosun, molalar kağıt üstünde var pratikte yok. Ekip kendi arasında iyi, kimse kimseyi yemez. Partner içeceği falan güzel yan hak. Maaş asgariye yakın, bahşiş olmasa zor. Yöneticiler şubeye göre değişiyor, bizimki idare eder.
Ders çalışmaya gittim, 3 priz varmış hepsi kablolu. Wifi her 10 dk düşüyodu, ödevi telefondan açtım en sonunda. Americano soğumuştu getirene kadar. Masalar yapış yapış, peçete de bitmişti. Kahve içmeye okey belki ama laptopla oturulmaz orda. Şube küçük kalmış iyice.
Blonde vanilla latte söylemiştim pike place sütlü geldi. Geri götürdüm, 'bitirmişsiniz ki' tarzı bi cevap aldım, bardağın yarısı duruyodu. Değiştirmediler, para da iade etmediler. Üstüne kek de yağlı kartonda ezilmiş geldi. Bir daha o şubeye basmam, başka markaya geçerim artık.
Kadıköy iskele yakını şubede barista olarak çalıştım, 2 yılı doldurunca ayrıldım üniversiteye dönmek için. Eğitimleri düzgündü, içecek standartları net. Partner discount ve bedava içecek gerçekten işe yarıyordu. Hafta sonu shift'leri yorucu, yöneticimiz adil dağıtmaya çalışırdı. Kariyer olarak shift supervisor'a giden yol var ama maaş sıçraması beklediğim kadar değil.